Anlaşılmak...
28/8/2007 · Kategori: Karalamalar , Yaşam
Seyret dünyayı , sonra otur gördüklerini anlat bana. Kaçını göreceğim senin gibi, kaçını anlatırken heyecanlandığın gibi heyecanlanacağım , gülmem gerekenler yerlerde surat asar mıyım acaba, hüzünlenmem gereken yerlerde çaktırmadan gülümser miyim mesela.
Kızgınlıkların beni de öfkelendirir mi ?
Sen ağacın dalını anlatırken ben çiçeğini sorduğumda bilimisin rengini mesela.
Sen hiçbir şey yapma ,otur seyret dünyayı ,gördüklerini anlat bana.
Sabah simidinin kokusunu tarif et bana , benim aklıma çay gelsin mesela, Köy kahvesinin kalabalığı anlat bana, aklıma tahta mavi boyalı iskemleler gelsin yada.
Sabah yolun kenarından aldığın kediyi söylediğinde , ürksem de ,anlat bana. Çiçekçi kadının elleri nede güzeldi desen bana , üşümüştür diyebilirim sana bu soğukta.
Umursamadan anlat bana , seyir eylediğin dünyayı.
Yürürken gözüne takılanları anlat bana, hangi yol daha kısadır, hangisi daha çok manzara, hangi balkonda menekşe görmüştün , hangi kapıda beyaz kurdeleli kız çocuğu mesela.
Yoksa hiçbirisi yok muydu.
Olsun sen kendi gördüklerini anlat bana.
Kendi gördüklerinden , kendi gözümle sorarım ben sana.
Seyret dünyayı sonra otur gördüklerini anlat bana.
Anlat ta anla, bir gözde kaç görüş vardır.
Bir gözde kaç dünya.
Anlat ta anla .
Anlaşılmanın ve anlamanın ne çok yolu olduğunu.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : anlamak, anlaşılmak
Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Etiket Bulutu
- yeni blog sirk yaz yazamamak rasta bob marley saç akşamcı sabahlamak bir zamanlar özgürlük tutsaklık aşk yol ayrımı karar vermek duygular insanlar yaşam tatil aşk acısı tren uyku aşk eski sevgili kararsızlık H.Lawrence yanımdadır hayat kuralı cennet çocuk mahsumiyet